1.Geri Dönüş

314 Words
Gökyüzü sonsuz bir grilik içinde uzanıyordu. Uçağın penceresinden dışarı baktım; altta bulut kümeleri yavaşça kayıyor, gökyüzünün mavisi yerini donuk bir boşluğa bırakıyordu. İstanbul’a yaklaşıyorduk. İçimde belirsiz bir ağırlık vardı. Beni neyin beklediğini biliyordum. Annemin kaygılı bakışları, babamın yorgun sessizliği, çocukluğumun geçtiği ama artık bana ait olmayan o ev. Bu şehir… Yıllarca özlediğim, ama şimdi geri dönmenin boğucu ağırlığını hissettiğim yer. Yıllar önce buradan gidişimle, dönüşüm arasında ne kadar büyük bir fark vardı. O zamanlar hayallerim vardı. Harvard’da son yılımı tamamlıyor, dünyaya açılmaya hazırlanıyordum. Ve sonra… Onu tanıdım. Arda Karahan. İsmine bile fazlaca takılıyordum hâlâ. Sanki biri adını söylediğinde, içimde uyuyan bir şey aniden uyanacakmış gibi. Kendi kendime tekrar etmiştim, yüzlerce kez. Bitti. Bitti. Bitti. Ama gerçekten bitmiş miydi? Onun yanındayken nefes almak bile farklıydı. Bir adamın bakışlarının, bir insanın dokunuşunun bu kadar etkili olabileceğini daha önce hiç bilmiyordum. O, karşıma çıkan herhangi bir adam değildi. Arda’nın varlığı, etrafındaki her şeyi büküp kendi eksenine çeken bir fırtına gibiydi. Sessiz, ama yıkıcı. Ve ben, o fırtınanın tam ortasında kalmıştım. Yanağımı pencerenin soğuk camına yasladım. Telefonum elimdeydi. Parmaklarım istemsizce kilit ekranına dokundu. Son mesajım hâlâ oradaydı. “Beni gerçekten umursadıysan, sen de yazarsın.” İki ay geçti. Yazmadı. Bir insan nasıl böyle kaybolabilir? Nasıl hiçbir iz bırakmadan hayatımdan çekilip gidebilirdi? Biliyorum, gitmek zorundaydım. Beni bağlayan, ailem için geri dönmemi zorunlu kılan şeyler vardı. Ama en azından uğraşabilirdi. Bir kez olsun, geri dönmem için bir sebep verebilirdi. Vermedi. Ben de pes ettim. Kabin memurunun sesi anons sisteminde yankılandı: “Sayın yolcularımız, İstanbul Havalimanı’na iniş için alçalmaya başladık. Lütfen kemerlerinizi bağlayınız…” İç çekerek doğruldum. Pencereden baktığımda, bulutların arasından şehrin siluetini gördüm. İstanbul… Eskiden bana ait olan, ama artık tanımadığım bir şehir. Geri dönüyorum. Ama kim olarak? Ona âşık olan, ama unutulmaya mahkûm edilen kadın mı? Yoksa geçmişini geride bırakıp, kendine yeni bir hayat kuracak olan Livia mı? Bilmiyorum. Belki de ikisi de değil. Belki, bambaşka bir hikâye başlıyordur.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD