Aradan geçen bir haftanın ardından, Evin bugün taburcu olacaktı. Hatice hanım ne kadar ısrar etse de Devran Evin’i Diyarbakır’a göndermemeye kararlıydı. Hatice hanım son bir umut döndü çıkış işlemlerini yapan Devran ağaya; -“Devran ağa, bırak Evin’i götürelim eve. Bak laf söz olacak. “ -“Olmaz laf, söz Hatice hanım. Ağzını açmaya cesaret edenin dilini koparırım. Hem Doktoru duymadınız mı yorulmaması gerekiyor.” -“Ama..” -“Aması felan yok. Evin benim yanımda, ait olduğu yerde kalacak.” -“Tamam madem, Hergün gelirim ben görmeye.” -“Ne zaman isterseniz.” diyip odaya girdi Devran. Evin yatağa oturmuş, ayakkabısını giymeye çalıyordu. Kolunda ki sargıdan, ve yaralarından eğilemiyordu. -“Dur güzelim, yardım edeyim zorlama kendini.” diyip oturdu Evin’in ayaklarının dibine. Giydirdi kızı

