Ani fren sesiyle durdu araba.Başını direksiyona dayayıp kaldı öylece, ardından kaldırdı başını aydınlanmak üzere olan gökyüzüne bakıp, indi arabadan.. Dicle..Ahh Dicle.. Ne sevdalara şahitlik etmişti.. En çokta kavuşamayan sevdalılara.. Jehât ağanın da gönül yarasıydı burası, vicdan azabıydı.. İnci’sini almıştı Dicle elinden, aslında hiç onun olmayan İnci, onun olmamak için sonsuzluğa uçan İnci.. -“İnci’m. Gözümün nuru ben geldim.. Bilirim kızgınsın bana.. Ama böyle olsun istemedim.. Yeminle böyle olsun istemedim. Sev istedim be kızım.. Beni niye sevmedin İncim.. Gözünün bebeğine baktım belki seversin diye, ama sen.. sen beni değil o iti sevdin..Ben bu gece seni azat etmeye geldim..” diyip arabadan çıkardığı kanlı çarşafı bıraktı Dicle’den aşağıya ve bağırdı gırtlağı yırtılır

