Yurdagül Atilla’nın şoförünün kullandığı arabanın arka koltuğunda oturuyordu. Dışarıyı izlerken öpüştükleri an geldi aklına. Gözlerini kapatarak o anı hayal etti. Hayal ederken gülümsedi. Atilla ona daha önce hiç yaşamadığı bambaşka duygular hissettiriyordu. Gözleri tıpkı bir girdap gibiydi, içine çekiyordu. Erkeksi ses tonu, kokusu, yakışıklılığı, havalı duruşu, tavırları… Resmen ben ulaşılmazım diye bağırıyordu. Ama o ulaşılmaz görünen adam kendisini seçmişti. Tekrar görmek istemişti. Gözlerini açınca pahalı olan arabanın içinde göz gezdirdi. Çocukluğu yokluk içinde geçtiğinden, Atilla’nın yaşadığı lüks hayat ister istemez ilgisini çekiyordu. Belki de Cenk’in söylediğinin aksine Atilla onu gerçekten beğeniyor, hatta belki de aşık olmuştu. Bu mümkündü. Kendisi ilk görüşte ondan nasıl etk

