Evden çıkarken hâlâ kalbim hızla çarpıyordu. Baran’ın dokunuşları tenimde yanık gibi iz bırakmıştı sanki. Ne zaman yanına yaklaşsam, nefes almak bile zorlaşıyordu. Fakat bir şeyler içten içe beni geri adım atmaya zorluyordu. Bu adam fazlasıyla tehlikeliydi ve tehlikeye yaklaşmanın sonuçlarını iyi biliyordum. Koridorda yürürken sessizdim. Baran ise sanki hiçbir şey olmamış gibi cebinden telefonunu çıkarıp bir mesaj attı. Ne kadar rahat, ne kadar umursamazdı. Ona yetişmeye çalışırken içimdeki gerginliği bastıramıyordum. Asansörün düğmesine bastığında içeriye birlikte girdik. Kapılar yavaşça kapanırken Baran, köşede durup dikkatlice bana baktı. Ben ise sakinleşmeye çalışarak derin bir nefes aldım. “Ben kendim giderim,” dedim, sesi titremesin diye kendimi zor tutarak. Kaşları hafifçe kalkt

