Soktuğumun iki haftası geçmişti ve ben hala göreve geri çağrılmamıştım. Kafayı yemek üzereydim. Burak’tan hala bir gelişme olmadığını öğreniyordum. Katil yeni bir cinayet işlemedi. Elimizde herhangi bir ipucu yok. Bundan başka bir şey söylemiyordu. Ve ben hatırladığım kadarıyla parçaları birleştirme çalışıyor, bir çıkar yol bulmak için uğraşıyordum. Tabi hatırlayabildiklerimde sınırlıydı. Alp omzuma vurduğunda kafamı yerden kaldırdım. İki haftadır neredeyse her gün onun ofisine kamp kurmuştum. Mezarlıkta Beren’in söylediklerine hak versem de cesaret edip oğlumu görmeye gidemiyordum. Onun yerine en iyi çözüm bayide vakit geçirmekti. Alp karşıma geçip otururken “dökül” dedi. Omuz silkerek kafamı eğdim. Başımın üstüne inen darbeyle “siktir Alp, ne istiyorsun” diye bağırarak kafamı tekrar k

