Konağın pencerelerine vuran sonbahar yağmuru, taş duvarların soğukluğunu daha da derinleştiriyordu. Gelin odasında, o koca meşe karyolanın kenarına oturmuş olan Elif, elini yavaşça karnının üzerine koydu. Karnındaki o hafif sertlik ve kımıldanış, bu koca binanın içinde nefes almasını sağlayan tek gerçeklikti. Günler geçtikçe konaktaki ağırlığı artıyor, hizmetçilerin ona bakışı, Hazen Hanım’ın avludaki o mesafeli ama mecburi hürmeti Elif’in bu evdeki hanımağalık makamını her geçen gün daha da perçinliyordu. Ancak bu güç, omuzlarına binen yükün hafiflediği anlamına gelmiyordu; aksine, koruması gereken koca bir gelecek ve karnında büyüyen bir varis vardı. Kenan, odanın köşesindeki çalışma masasında, kasabadan gelen son tapu kayıtlarını ve muhasebe defterlerini inceliyordu. Sol bacağındaki si

