Konağın o koca taş duvarlarını, amansız kışın ayazından çok daha keskin, çok daha amansız bir sessizlik esir almıştı. Anadolu’nun o karlı dağ geçidinde, tek bir saniyede darmadağın olan o lüks cipin enkazı, Kudret Ağa’nın soyunu da, berber kızının tırnaklarıyla kazıdığı o büyük saltanatı da buzdan bir mezara gömmüştü. Olay yerindeki jandarma ekipleri, koruma arabasındaki adamların feryatları ve köylülerin karlar altındaki o çaresiz çırpınışları, nihayetinde koca bir cenaze konvoyu halinde köyün sınırına ulaştığında, vakit ikindiyi çoktan geçmişti. Kar yağışı durmuş, yerini gökyüzünü kirli bir kefen gibi kaplayan kurşuni bulutlara bırakmıştı. Konağın o koca demir kapıları bu kez ardına kadar, bir daha hiç kapanmayacak bir feryadın içeri sızması için açıldı. Avlunun ortasında iki koca musa

