Kerem gözlerini kapatıp kapının kulpunda olan elini sıktı. “Farah dinleyecek misin?” derken hala bir açıklama yapabileceğine inanıyor olmasına şaşırmıştım. “Neyi dinleyeceğim? Söylesene neyi dinleyeceğim?” “Gerçekten açıklayabilirim…” “Neyi açıklayacaksın?” dediğimde gözümden bir damla daha yaş aktı. “Gerçekten göründüğü gibi değil. Üzerime oynadılar. Beni uyutup fotoğraflarımı çektiler. Yemin ederim ki ben seni aldatmadım. Senden başkasına gözüm bile kaymadı. Yemin ederim.” “Doğru söz yemin mi ister?” dedim sinirle. “Ben küçükken hep böyle söylerdin ya, hatırla.” Gözleirne hüzün çöktü. Öyle bir hüzündü ki bu, abi diyeceğimi düşünüp kendini kasmıştı. “Korkma,” dedim gülerek. Gözümden yaşlar akarken gülümsemiştim. “Sen benim abim bile olamazsın artık.” Olduğunu yerden hareket edip ba

