Kirpiklerim iç içe geçti. Parfüm kokusu hemen yanımdaydı, ciğerlerime çektiğim bir nefeste o kokuyu içime doldurup hapsettim. Nabzım boğazımda atıyordu ve ben onu da çok net hissediyordum. Heyecan bedenimi ele geçirmiş gibiydi. Dudaklarım ağır çekimde aralanıp dudaklarını kabûl gördü lâkin, çok kısa bir süre sonra banyo kapısının sesini duydum. Gözlerimi açtığımda banyoda tek başına, yalnızlığımla başbaşaydım... Banyodan çıkıp kapıyı çarptım ve bu an elinde kahvelerle Akın'a doğru yaklaşan Mikail irkilerek bana baktı. Akın'ın sırtı bana dönüktü ancak yüzünde zevk dolu bir gülücük olduğuna kesinlikle emindim! Hızlı adımlarla koltuğun etrafından dolanıp aynı yerime yani Akın'ın yanına oturdum. Mikail kahve dolu kupalardan birini bana, diğerini de Akın'a uzatırken telefonu çalmaya başladı. "

