Evet ona tam anlamıyla beni yıkamak isteyip istemediğini sordum ama bu geri zekâlı dediğim şeyi tamamen yanlış anlayıp, şöyle bir cevap vermesin mi? - "Asla! Seni değil yıkmak, tek bir teline bile zarar vermek istemedim..." Hayal kırıklığıya geriye çekilip, bıkkınca soludum. "Kafa yerine yumurta mı taşıyorsunuz, anlamadım gitti. O cümleyi nasıl böyle anladın ya..." diye söylendim. "Efendim?" diyince, "yok bir şey," dedim hemen. Tek temennim uzatmadan çekip gitmesi ve beni rahat bırakmasıydı ama ne mümkün? Bir de evde yalnızız, bu orman kaçkınıyla ben! Başıma neler gelir, neler! "Çorba içmek ister misin?" diye sorunca, tekrar ona doğru dönüp baktım. "İyi gelir." "Evde var mı ki? Nesrin hanımlar izinli dedin ya." "Sen istiyor musun onu söyle!" "Hadi istiyorum, ne yapacaksın? Kendi ell

