Eliyle dur işareti yaptığında iyice sıvadığımı anladım. Arabanın arka farına dokunup, sakin adımlarla ön kapıya doğru gelirken durup aynadan onu izliyordum. Cama yaklaşıp eğildi ve iki kere tıklattı. Eliyle camı indirmem için işaret yaptığında alnımdan soğuk terler akıyordu. İndirsem bir dertti indirmesem bir dertti. Tekrar cama tıklattığında irkildim. Camlar koyu olduğu için içeri pek görünmüyordu ama buradan camı açmadan kaçar gibi gidersem de peşime takılacaklardı. Başka şansım olmayacaktı belki de bu son şansımdı. Tam da şu an gaza basıp buradan gidemezsem neler olurdu kim bilir. Emin bekleye dursun, bir kez daha, "Üzgünüm," diyerek bastım gaza. Arkada kim var, ne var hiç bakmadan geriye gidip ani bir manevrayla bahçe kapısına doğru sürdüm. Belki de sadece bugün için açıktı bu kapıl

