Emin, "Hoş geldin yenge," dedi mahçup bir ifadeyle. Sanki hissettiğimi anlamış gibiydi. Elimi kaldırıp yanağımı kaşıdım ve gözümü kırptım. "Sağolasın Emin." Hemen elini yanağına götürdü ve ruj eline dokununca farkına vardı. O çekik siyah gözleri bir anda büyüyünce gülerek başımı iki yana salladım. Merdivenleri hızlıca inip hemen dışarıya çıktı. Biz de salona, ordan da Duru'nun kararıyla bahçeye geçtik. Burada ağaç gölgesindeki bir masayı hazırlatmıştı. Hemen yanımızda krem rengi koltuklu salıncak da vardı. Baş köşeyi Akın için ayırdık. Ben solunda oturdum, Duru da sağına. Ulvi de benim yanıma oturdu ve az sonra Akın da gri eşofman ve siyah tişörtüyle bahçeye çıktı. Yüzünde haylaz bir ifadeyle siyah saçlarını karıştırarak başını önüne eğdi ve iri bedeninin kıvrımlarını sergiler gibi ya

