Arabaya geri döndük. Kapı kapandığında çıkan o tok sesle birlikte Zeynep’ in omuzları ilk kez biraz gevşedi. Tam olarak rahatladı diyemem; çünkü insan böyle bir şeyden sonra tamamen rahatlayamaz. Ama ona bunu yapan adamın artık nefes almıyor olması, içindeki düğümü bir nebze çözmüştü. Az önce depoda titreyen bedeni şimdi koltuğa yaslanmıştı. Ağlamıyordu. Sadece derin derin nefes alıyordu. Sanki ilk kez ciğerlerine hava doluyordu. Ben camdan dışarı bakıyordum. Elbette çocuklara el uzatan, onların hayatını karartan insanlara ne ceza verilse az diye düşünen biriyim. Hatta bazen “keşke” dediğim de olmuştur. Ama bu… Bu bambaşka bir şeydi. Bu cezanın tam ortasında olmak. Tetiği çekenin, aynı sofrayı paylaştığım, aynı yatağa yattığım adam olması. Adaletle intikam arasındaki çizgi, teoride ne kad

