TUZAK

2318 Words

Hızlı gidiyorduk. Arabanın motor sesi kulaklarımda uğulduyor, tekerlekler taşlı yolda her çukura girdiğinde içim yerinden fırlayacak gibi oluyordu. Önce hiçbir şey demedim. Acelesi vardı, belliydi. O an susmak en doğrusuymuş gibi geldi. Sanırım aşağı köy dediği yere girmiştik. Evler seyreldi, sokaklar daraldı. Köyü geçince yol büsbütün değişti. Betonlu yol bitti, taş başladı. Taş bitti, toprak başladı. Ben arabaya bile alışık değildim ki hıza alışık olayım. Hayatım boyunca bir yerden bir yere böyle aceleyle götürülmemiştim. Öyle uzak bir okula bile gitmedim ben. Zaten benim için kim servis parası öderdi, kim yol parası verirdi? Okul dediğin, gidilebildiği kadardı. Gidilemeyince kader olurdu, susulurdu. Yürüyerek gidilen yollar, gidilemeyince de kabullenilen eksiklikler vardı hayatımda. Y

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD