Miran banyoya girince kapının kapanma sesi odada yankılandı. O sesle birlikte içimde tutmaya çalıştığım her şey çözüldü. Gözlerimi hala açmadım. Açarsam gerçek daha sert çarpacaktı yüzüme diye korktum. Yatağın kenarına doğru kıvrıldım; sanki küçülürsem, sanki daha az yer kaplarsam yaşananlar da küçülürdü. “Yarın” kelimesi kulaklarımda asılı kaldı. Yarın… Daha bugün bitmemişti bile. Bugün içimde kapanmamış bir yara gibi duruyordu ve o şimdiden yarını talep ediyordu. Benim bedenim, benim takvimim, benim korkum hiç hesaba katılmadan. Boğazım düğümlendi. Ağlamak istedim ama ağlayamadım. Gözyaşı bile bazen lüks oluyordu bu evde. Yavaşça doğruldum. Ayaklarım yere değdiğinde ürperdim; sanki yer soğuk değil de ben artık daha hassastım. Bedenim bana ait ama aynı zamanda benden kopuk gibiydi. Ne

