BAKICI

1758 Words

Miran gittikten sonra konak tuhaf bir sessizliğe büründü. O sessizlik huzurdan değil, fırtına öncesi havadan geliyordu. Üvey kaynanam odadan odaya dolaşıyor, etekleri sinirle savruluyor, dudakları titriyordu. Belli etmemeye çalışsa da gücünün ilk kez bu kadar açık biçimde elinden kaydığını hissediyordu. Bir iki saat geçmeden kapı yeniden açıldı. Bu kez gelenler gidenler gibi boynu bükük, sesi kısık insanlar değildi. Daha dik duruyorlardı. Gözleri yerdeydi ama korkudan değil, saygıdan. Üvey kaynanam kapının önüne dikildi. " Bu mu yani? " dedi. " Miran’ ın bulduğu insanlar bunlar mı?" İlkine baktı, kaşını kaldırdı. " Çok genç. İş bilmez." İkincisine döndü. " Bunun yüzü bana güven vermedi." Üçüncüsüne kulp buldu, dördüncüsünü tersledi. Eskiden bir bakışı yetiyordu. Bir kaş kaldırışıy

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD