PROLOG

240 Words
Alfa olmak güç isterdi. Gelini olmak ise cesaret… Luna, kaderinin bir kurultayda mühürleneceğini bilmiyordu. Alfa Kağan ise düşmanlarını diz çöktürürken, kalbinin en zayıf yerinden vurulacağını… Bu evlilik bir barış anlaşmasıydı. Ama ikisi de bilmiyordu: Bazı bağlar zincir değil, kaderdi. Kan kokusu geceye sinmişti. Luna başını kaldırdığında yüzlerce göz ona bakıyordu; meraklı, yargılayıcı ve acımasız. Kurtlar Konseyi sessizdi ama sessizlikten daha ağır bir şey vardı: karar. “Alfa Kağan,” dedi yaşlı konseyin lideri, “Bu savaşın bedeli bir evlilik olacak.” Kağan tek kelime etmedi. Sadece bakışlarını Luna’ya çevirdi. Soğuk. Keskin. Bir alfaya yakışır şekilde ölüm kadar sakindi. Luna’nın kalbi hızlandı ama geri adım atmadı. Titremedi. Diz çökmedi. “Ben kimsenin kurbanı değilim,” dedi net bir sesle. “Gelinin olacaksam, boyun eğen değil… eşin olurum.” O an Kağan’ın dudaklarında belirsiz bir gülümseme belirdi. İlk kez. “İşte,” dedi derin sesiyle, “Alfa’nın gelini böyle olur.” Ve kader, kanla yazılmaya başladı. Kurtlar arasında bitmeyen bir savaş vardı. Siyah kurtlar ve Beyazlar kurtlar arasında olan bir düşmanlık bitmiyordu. O gece biri kuralları çiğneyip yasak bölgeye giriş yapmıştı. Beyazlar kurtların lideri olan Kağan'ın kardeşi Dany yasak bölgeye giriş yapmıştı. Amacı Luara 'yı kaçırmaktı. Fakat işler onun istediği gibi olmadı. Luna kardeşinin peşimdeki kurdu görmüştü. Hızlıca koşarak kardeşini arkaya doğru aldığında Dany sakat bırakacak kadar zarar vermişti. Dany öyle bir bağırmıştı ki sesini bütün sürü duymuştu. Kağan duyduğu sesle etrafa kurtları yollarken kardeşinin hatası yüzünden anlaşmalı evlilik yapmak zorunda kalmıştı...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD