Nefes alamamak, korkudan yıkılıp, dökülmek hemde vahde vahde... Canımdan yana zerre korkum yoktu ama canımdan öteye bir can vardı beni deli gibi korkutan. Gözyaşımın sağnağıyla baktım tavandaki asılı ipe. Yaşananlar amcamı bu raddeye getirmişti. "İp burda, kısa yoldan bitir acı çekmeden yoksa açlıktan, susuzluktan birkaç gün içinde zaten öleceksin. Sen kendin evden kaçıp gittin sanacak sabah herkes, burda olduğundan kimsenin haberi olmayacak. Bu yıl yaylaya kimse gelmeyecek, birkaç gün sonra seni bir çukura gömmek için geleceğim, cesedini dahi bulan olmayacak! " Amcamın acımasızca yüzüme söyledikleri kanımı dondurdu. Çıkıp sertçe çarptığı kapıyı kilitleyip gitti. Uzaklaşan araba sesi ile hıçkırıklara boğuldum. Nasıl bir acımasızlıktı bu, nasıl? Kendimi geçtim daha doğmamış bir bebeğim

