36. BÖLÜM ALTAY Göz kapaklarımı açık tutmak için direnirken güçlükle Burak’a baktım. ‘’Nasıl ihanet edebildin... bayrağına? Üzerindeki... o kutsal üniformaya?’’ Eğreti bir gülüş belirdi yüzünde. ‘’Buradan bakınca ne kadar acınası göründüğünü tahmin bile edemezsin.’’ Hafifçe kıkırdadı. ‘’Sizin gibi vatan millet diye bomboş hayallerle yaşayan biri olmaktansa, gerçek gücü elinde tutanın yanında durdum ben. Merak etme, sen yokken timine çok iyi bakacağım yüzbaşım. Gözün arkada kalmasın.’’ Sancar bıkkınlıkla lafa girdi. ‘’Diğerleri nerededir?’’ ‘’Dağın yamacındalar. 3 kişi kuzeyden ilerliyor, keskin nişancı da tepede mevzilendi.’’ ‘’Hepsi bu kadar mı?’’ ‘’3 kişi de okuldaki tuzakla ilgileniyor. Az sonra gelir onlar da.’’ ‘’Demek tuzağı çözdüler ha? Eyi, eyi. Gelsinler bakalım. Güzel

