39.BÖLÜM ALTAY Beynim kızgın demirlerle dağlanıyormuşçasına zonklarken, güçlükle yutkunmayı denedim bir kez daha. Başım ayyaş misali önüme düşmüşken, o an yapabileceğim en iyi şeyi yapıp onu düşündüm yalnızca. Ela-bal rengi gözlerini, utandığında pembeden ala çalan yanaklarını, göğsüme sinmiş huzurla uzanırken kalbimin tam üstünde delicesine çarpan kalbini, şeftali rengi dudaklarındaki o sıcaklığı... Ah Mihri, ne yaptın sen bana böyle be kızım? Hangi ara aklım, kalbim ve ruhum bütünüyle sen olup çıktı böyle? Nasıl da işleyiverdin ruhuma ruhunu? Şimdi burada olsan, yeniden hissetsem bedenini, yeniden gömülüversem dudaklarına... ‘’Tak tak! Uyanma vakti yüzbaşı!’’ ‘’Hay sikeyim... 5 dakika sonra gelsen olmuyor muydu?’’ Kıkırdadı. ‘’Güzel bir rüyadan uyandırdım sanırım yüzbaşı.’’ A

