64. BÖLÜM ALTAY Güneş yavaş yavaş odayı doldururken kollarımın arasına sığınmış narin bedeni izledim hayranlıkla. Saat 4'ü bulurken yorgunlukla uyuyakalmıştı. Benimse gözüm ondan başka bir şeyi görmüyordu şu an. Komutanımla konuştuğum şeyleri zihnime yasaklamışçasına yalnızca onunla meşgul etmiştim kendimi. Ama gün ağarırken ve nihayet kendimle baş başa kaldığımda, yeniden düşünceler zihnime hücum etmeye başladı birer birer. Onu uyandırmamaya dikkat ederek yatağa uzandırıp sıkıntıyla yerimden doğruldum. Altıma eşofmanımı çekip balkona çıktığımda, masadaki sigaradan yakıp ciğerlerimi derin bir nefesle doldurup boşluğa üfledim. Yerine oturmayan şeyler vardı hâlâ. Evet, annesi ve babasıyla ilgili çok fazla soru işareti vardı elimizde. Bir yandan da komutanımın kendinden emin bir şekil

