65. BÖLÜM LEVENT Sorgu odasına girip yerimi aldığımda karşımda git gide eriyen bedene baktım. Zamanın bütünüyle onun aleyhine işlediği kesindi. Göz altları iyice çökmüş, rengi iyiden iyiye sararmış, dudakları yavaş yavaş morarmaya dönmüştü. Yorgun gözleri aralanıp beni bulduğunda yarım ağız gülümsedi. "Ne o yarbay? Beni izlerken çok keyif alıyor gibisin." Ellerimi gergince kenetleyip aramızdaki mesafeyi azalttım. "Boş lâf kalabalığı yapıp kendini de beni de fazla yorma. O yüzden direkt mevzuya girelim. Ben sözümü tuttum, seni onlara vermedim. Şimdi sözünü tutma sırası sende." "Hıı, tabii, tuttun sözünü. Giderayak götümde bomba patlatacaktı senin o manyak yüzbaşın." "Her zamanki hâlleri. O yüzden şaşırmayı bırakalı çok oldu. Şimdi asıl konumuza gelelim." "Bana ne zaman ilaç getir

