47. BÖLÜM BARBAR ‘’Barbaros bey? İyi misiniz?’’ Bilmem kaçıncı soruşuyla nihayet kendime gelebildiğimde boş bakışlarla gözlerimi kırpıştırdım. ‘’Ben? Ben şey, iyiyim. İyiyim de... Şeyi unuttum ben.’’ ‘’Neyi?’’ Neyi unuttun lan geri zekalı? Lafı kıvıracağına dümdüz söylesene. ‘’Neyi... şeyi ya, telefon. Telefonu unuttum ben. Ya şimdi acil bir durum olur, başınız sıkışır falan. Ta buradan karargaha kadar gelmeyin diye. E ben numaramı vereyim size, ararsınız beni. Ya... yani hani acil bir şey olursa falan diye.’’ Gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdığında yanağındaki çukur bana göz kırpmıştı yine. ‘’Teşekkür ederim düşündüğünüz için. O zaman alayım ben numaranızı. Acil bir şey olursa diye yani.’’ Ceketin cebinden çıkardığım kağıda hızlıca telefonumu yazıp uzattım. ‘’Ben... gi

