Lia'ya başımdan geçen her şeyi anlatmıştım. Korku dolu gözlerle beni dinleyip bazı kısımlarda öfkeden köpürmüştü. Ateş'le detaya girmeden o işin olduğunu da anlatmıştım. O kısımda tüm öfkesi geçip sinsice gülümserken bana "seni sürtük, biliyordum!" Diye neredeyse bağırmıştı. Ardından bunun da zorunluluk yüzünden olduğunu, eğer olmasaydı ertesi gün annesinin dolduruşuna gelen eski kafalı ağalar tarafından öldürülmek zorunda kalacağımı söylediğimde tüm öfkesi yine yerine gelmişti ama kafası da karışmıştı. Aslında o olayı çok düşünmemeye çalıştığım için şimdi anlatınca benim de bazı kısımlarda kaşlarım çatılmıştı. Ateş kimsenin sözüne itimat eden bir adam değildi. Sonuçta evlendiğimiz için ağalara rest çekebilirdi değil mi? Halbuki Ateş bana demişti ki "seni ben öldürmek zorunda kalırım!" O a

