O göz sana ait... Bu sözden sonra yaşananlar bir hayal miydi? Yoksa gerçekten Ateş’in yıllardır içinde taşıdığı aşkı ben miydim? Nefesim kesildi. Mektubu okuduğumda şüphelenmiştim, hissetmiştim, belki de içten içe hep biliyordum. Ama onun böyle, içindeki her duyguyu paramparça edercesine haykıracağını… Beni böylesine delicesine öpeceğini beklemiyordum. Dudaklarıma yapıştığında tüm düşüncelerim dağıldı. Beni susuz kalmışçasına öpüyordu. Aç, vahşi, sanki beni yıllardır dudaklarının arasında saklamak istemiş gibi. Beni kendine çekişi, tenime dokunuşu, parmaklarının saçlarıma geçişi... Hepsi içimde bir fırtına koparıyordu. Beni hiç böyle öpmemişti! Ellerimi göğsüne koydum, ne yapacağımı bilemez halde… Onu itmem mi gerekiyordu, yoksa daha sıkı mı tutmam? Ama bedenim aklımdan bağımsızdı,

