48. Sahne

2218 Words

Bir zamanlar her saniyesini kurallarla geçirdiğim o hayatım artık geride kalmıştı. Kapana kısılmış hissi gün geçtikçe beni terk ediyordu. Omuzlarımdaki ağırlık hafifledikçe ruhumdaki o sızı çekiliyordu. Kendimi o kadar sıkmıştım ki, ruhum kasılmıştı. Zehrimi kullanmayı öğrendikçe üstümdeki yorgunluk silinip gidiyordu. Babamın bu durgun hallerine inat Alparslan'la nişanlanmaya karar vermiştim. Onca yaramazlıklarıma, beceriksizliğime karşı sessiz kalmıştı. Ben de sessizliğinden faydalanıp kendi kendime oynuyordum. Oynadıkça oynayasım geliyordu. Saat öğle yarısını geçiyordu. Alparslan'la birlikte malikaneden ayrılmış havaalanına gelmiştik. Aracımız VIP bölümünün büyük pistinde durduğunda araçtan indik. Bakışlarım karşımdaki özel jete kayar kaymaz dudaklarım heyecandan aralandı. "Vay can

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD