"Kaçık cadı. Şu an sana kızmalıyım farkında mısın? Ama kızamıyorum." Sağ elini yanağıma yasladı. Avucundaki o güzel sıcaklık öfkemi sihir gibi çekivermişti. "Kızma bana." Dudaklarımı büktüm. "Bana bir daha kızma Alparslan Agâh. Kalbim zaten kırık." Eli usul usul yanağımda gezindi. Parmakları bu sabah sıktığı çenemde durduğunda çenemi usulca okşadı. Sıcacıktı bakışları. Ona olan kırgınlığımı hemen siliverecek şekilde bakıyordu. Yüzüme eğildiğinde parmakları yardımıyla kafamı hafifçe kaldırdı. Bakışlarımız birbirine sıkıca sarıldı. O güzel kahveleri aklımı başımdan alıyordu. Zaten bu gece aklım yeterince yerinde değildi. Eğildi. Eğildi. Eğildi. Ve sıcak dudaklarını çenemin sağ tarafına bastırdı. Uzun bir süre sonra sol tarafa da bastırdığı dudaklarını geri çekmeden bu sefer boynuma sıcak

