* Aynı saatlerde, Mert Ali odasında, yastığına başını yaslamış halde tavana bakıyordu. Sessizlik, bir ağırlık gibi üzerine çökmüştü. Lambanın sönük ışığı duvarda titrek bir gölge bırakıyor, gölgelerle birlikte zihninde Aslı’nın silueti dolaşıyordu. Eve geldiğinden beri o gözleri unutamamıştı. O utangaç, masum, ama içini ısıtan bakışları… Elini tutarken hissettiği o ürkek sıcaklığı… Deniz kenarında, rüzgârın saçlarını savurduğu o anı… Hepsi bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçiyor, her hatırlayışında kalbinde ince bir sızı oluşuyordu. Demek ki aşk böyle bir şeydi. Demek ki yaşadığını hissetmek böyle bir şeydi. O sırada telefonundan bir bildirim sesi geldi. Ekranda beliren isimle birlikte yüreği hızlandı. “Bugün için tekrar teşekkür ederim. Her şey çok güzeldi.” Aslı komşudan

