BEHRAM
Davut ‘u hareketsiz bırakmış canını yakmaya devam ederken Seyit ‘in geri vites attı. Bıçak hedefini değiştirmiş Davut ‘un gırtlağına dayandı.
“ kimsin sen? Benimle alıp veremediğin ne? oturup konuşalım “
“ konuşuyoruz ya hem de senin anlayacağın dilden açık ve net nasıl his? Gerçi sen alışkınsın böyle gırtlağa dayamalara can yakmaya kısasa kısas ödeşiyoruz. Ha.. az daha unutuyordum babamın selamı var okkalısından “
“ ne? “
“ anladın sen babamdan zorla çaldıklarını ait olduğu yere teslim edeceksin yani bana haklarımı geri vereceksin yoksa Allah yarattı demem alırım canını “
Davut yüz şekli değişti kim olduğunu kavramıştı
“ bir dakika otur konuşalım Davut ağa ile meselen ne? “
“ ağalığı batsın benim sizinle derdim yok hatta ben yok muşum gibi kaldığınız yerden devam “
“ yeter bırak babamı “
Davut ‘u yere savurdu iki elini beline yerleştirdi
“ sende Seyit köpeği olmalısın babasına bak oğlundan da başka ne beklenir ki? beni elindekiyle korkutup sineye çekebileceğini mi sanıyorsun? “
“ kimsin sen? “
“ kim olduğumu amma merak ettiniz çoktan anlamanız gerekirdi “
“ sana son kez soruyorum kimsin? “
“ ben AFRA SANCAKTAR... “
Adını bastırarak gür çıkan sesi uğultulara sebep oldu birbirlerine atılan bakışmalar anlamaya çalışıyorlardı onlar biri ama düşman kesilmiş Sancaktar kabilesinin hangi üyesinden geliyor? bende merak uyandırdı. Babama baktım onunda tanımadığı aşikar şerefsizin şaşkınlığı boşluğuna denk geldi. Elinden silahı kapıverdi onun üzerine atılmak için harekette geçti nafile. Afra ondan önce davranıp bacağına sıktı acı içinde yere yığıldı. Adamlar ellerinde silah etrafını kuşatıp hedef aldı
“ aklınız var ise o silahları indirirsiniz hiçbir kuvvet beni durduramaz burayı başınıza yıkar darmaduman ederim sakın beni hafife almayın “
“ bu iş çok uzadı Arfa “
“ AFRA “
“ her kimsen işte belli bizim topraklarımızdan gelmiyorsun derdini açıkça söylemiyorsun. Baban kim? Sancaktar dan olduğunu iddia ediyorsun ama soyuna düşman kesilmişsin alıp veremediğin ne davan var? “
“ babam Mazlum Sancaktar haliyle bu yerde yatan kanı bozuk abisi oluyor “
“ Mazlum yıllar önce öldü “
“ kim söylediyse yalan söylemiş yakından görgü şahidi “
Davut işaret etti
“ ölmüş olsa direk babamın mallarının üzerine konacaktı fakat öldüğünü sandığı kardeşinin izini bulup darp ederek malların hepsini üzerine geçirebilirdi? kanıtlarımla geldim “
Ondan çıt çıkmıyor onun sözlerini sessiz kalarak doğruluyor
“ hadi söylediklerin doğru varsayalım Mazlum yaşıyor hem doğuştan sakattı çocuğu olamaz “
“ evet babam doğuştan sakattı aklıda gayet yerinde bedeni sakat kalması neyi değiştirecek ki? Yeter ki beyinler, kalpler sakat kalmasın. Evlendirirken sakatlığı göz önünde bulundurulmamış çocuğu olamayacağını mı sorguluyorsunuz? tıp denen şey gerçekten hat safa anlayacağınızı sanmıyorum illa belge istiyorsanız DNA ile sonuca varabiliriz. Şimdi söyleyin itlerinize silahları indirsin yoksa gerisine karışmam “
Ekber ağanın işareti ile silahları indirdiler
“ güzel en azından söz dinliyorsunuz “
“ boşa laf kalabalığı yapma “
“ siz söylediklerimi boş laf diye idrak etmeye devam edin şu soysuz savunmasız birini darp ederek haklarını zorbalıkla el koydu. O hakları tenezzül bile etmem fakat doğuştan özrü ailesi tarafından kansızların babamı adam yerine koymadığı yetmemiş mal mülk için aç gözlüğüyle bilinen ağa dediğiniz bozuntu. Babamın ölümünü isteyecek kadar şerefsizin önde gideni şimdi hepsini ait olduğu yani bana geri verecek “
Davut ‘un önüne mavi dosya çıkarıp önüne savurdu
“ şimdi senin yanında kalemin yoktur “
Kalemi suratına fırlattı
“ bana bak okuma yazman yok ise parmak basman yeterli olacaktır aynen babama parmak bastırdığın gibi sakın elin titremesin “
“ Davut ağa evlenecek kız kalmadı derken yalan söylemiş davayı kapatmak için Behram ve bu kız evlenmeli “
“ amca “
İkimizin bakışları amcama çevrildi
“ sen ne dediğini biliyor musun be adam? “
Yerinde doğrulup amcamı hedef aldı
“ evlilik mevlilik olmayacak “
Davut ‘a döndü
“ sen o lanet evrakları imzala yoksa hepiniz havaya uçurum “
“ Mazlum ‘un kızı sakin ol seni dinledik şimdi de sen bizi dinleyeceksin “
Ekber ağa araya girmişti
“ hadi ya “
“ Behram ile evlenmezsen imzalamayacağım “
Asıl şimdi canını alacağım elimde kalacak halen imza karşılığında tehdit ediyor
“ bana bak eceline susama o imza atılacak “
“ benim ölüm senin bir işine yaramaz bu evlilik olacak “
“ asla bu evlilikler olmayacak adaleti sağlayacağınız diye hayatlarımızı mahvetmenizi kabul etmiyorum evliliğe benim ne de onun razısı yoktur tabi Yaren 'i unutmuş değilim kardeşimi size yem etmem "
“ iyi en azından aklı başında biri çıktı “
Ona baktım ne var? dercesine başını salladı
“ Behram evlilik gerçekleşmez ise kardeşinin namusu söz konusu evlenecek yada toprağın altında yerini alacak seçim senin “
" kardeşimin namusu benim namusum ortada aslı astarı olmayan namusa bel bağlıyorsunuz benim kardeşim günahsız anlayın artık onların pusu kurdu tam da varmak istedikleri nokta "
“ neyin içine düştüm ben ya? offf "
elini anlına koydu sonra elini çekti
" bana bakın çok uzadı artık aranızda ne hal varsa beni ırgalamaz sizin töre altında saçma daniskasına ayıracak vaktim yok ben alacağımı alıp gideceğim siz ne bok yerseniz yiğin "
“
“ herkesi ilgilendirdiği kadar senide kapsıyor sonuçta Sancaktar ailesinin üyesin “
“ yapma ya sizin törelerinize asla boyun eğmem alana da mani olmayım buraya neden geldiğim apaçık gördüğünüz gibi benim onlarla düşmanlığım daha ben doğmadan başladı. Kansızlarla beni aynı kefeye koyamazsınız haklarımı alıp gideceğim konu kapanmıştır “
“ burada kararları ben veririm “
“ yargıçta benim kanunda dava açılmadan ret edildi istediğiniz kadar itiraz hakkınızı kullanın geçersizliği hiçbir kanun kabul edilemez anayasa maddelerini sıralar nutukta çekerim ama hiç birinizin beyni ağılamayacak kadar peynir ekmekle beslenmiş ne söylersem boş “
doğru söze ne denir? gerçekten kafa tutacak kadar cesur gözü kara birisi ama kimse onu dinlemeyecek tek başına mücadele edemez. Ailem dediğim insanlar kararımda yanımda mı? bilemiyorum. Yakar geçerim fakat babam amcamın dolduruşuna geliyor ses etmedikçe yoluma taş koyuyor. İş çığırından çıkmadan meseleyi kapatmalıyım
“ aaa yeter lannn töreniz batsın moruklardan ibaret ahmaklıkta bir numara heyet topluluğu kararlarınız sizin olsun. Benim davam bitmedi istediğimi alana kadar da sona ermeyecek sıra dışı kanunlarınızın bende hükmü yoktur bunu da böyle bilin “
Kapıya yöneldi adım attığında Ekber ağa..
“ eğer avludan geçip gidersen kan çıkar istediğin hakları elde edemezsin iki aile arasındaki savaşa sende dahil oldun “
Arkasını döndü öfkesi derinden gözlerinden anlaşılıyor
“ yıllar önce mal bölünmesini diyerekten Mazlum Sancaktar 'ın ölüm emrini öz abisi Davut tarafından verilmiş . Malına mülküne el koyma isteği gözü doyurmamış Azze Sancaktar yani anneme göz dikmiş orospu çocuğu Davut denen pisliğini bizimle aynı çerçeve içine yerleştiremezsiniz. Doğup büyüdüğü toprakları kaçıp gitmekte çareyi aramış iki masum insanın peşlerine adam takmış izlerini kaybettiklerinden korkularından herkeste öldüklerini söylemişler. Taki yaşadıkları öğrenip yerini bulana kadardı açık ve net düşmanlığı bitirmek istediğiniz aileyle bizim için çoktan savaş başlamadan bitti. Gerçekten adaleti sağlamak istiyorsanız o zaman babama anneme yapılan bu kötülüğü temizlemekle başlayın bu şerefsizi cezasını verin bakalım ne kadar adaletli olacaksınız? benim ne de ailemin kansızlarla bağı uzaktan yakından alakası yoktur "
bizden tarafa baktı
" sizlerde aynı fikir kapılmayın onlarla bağımız olmadığı kadar sizlerle düşmanlık söz konusu değildir "
sonra avludaki herkese göz gezdirdi
" Eğer bir gram aklınız var ise sakın beni karşınıza almayı denemeyin kaybeden siz olursunuz. Benim kim olduğumu bilmiyorsunuz lafta değil sözlerim. Bu şehri alt üst eder taş üstünde taş bırakmam geride ne toprağınız kalır ne ağalığınız törenizi de yok ederim sizi de ayağınızı denk alın “
Yürek yemişliği, dobra oluşunun altında aslında kapanmayan yarası tehditkar hali boşa sallıyor. Kendini koruma kalkanı oluşturmuş gücü yerinde yada yetersiz tartışılır. Onlarla tek başına başa çıkamaz buradaki adetlerden töreden habersiz umarım istediğini alır başını belaya sokmadan geldiği yere geri döner. Babası diye bahsettiği kişiyi tanımıyorum adı hiç geçmemişti anlattıklarının ne kadarı doğru öğreneceklerimin arasında yer aldı. Ondan önce meseleyi kapatmanın yolunu arayacağım kardeşimi ateşe atamam kendini mi ne de onu yakamam. Davut oğlunu alıp hastanenin yolunu tuttu yoklukları anlam ifade etmiyor konu dönüp dolaşıp evliliğe dayanıyor bunaldım biran önce buradan çıkmam gerek ayağı kalktım
“ Behram ağa konu kapanmadı nereye ayaklandın? “
“ mevzu çoktan kapandı anlamamakta ısrar ediyorsunuz “
“ kaçık kızla evleneceksin bizim kararlarımıza saygı duyacaksın “
“ o kızla asla evlenmeyeceğim Yaren ‘de o şerefsizle evlenmeyecek kardeşimin kılına zarar vermeye kalkanın canı alırım “
“ babası gibi aklı sakat kalan kızla ağız birliği etmiş gibi tehdit savuruyorsun “
“ o kızın söylediklerinde sözlerine neden kulak asmıyorsunuz son söylediklerine hepiniz şahitsiniz kendi aralarındaki bağ kopmuş ailesine kötülükler edilmiş toraklarından sürülmüş hüküm neden vermiyorsunuz? Davut Sancaktar 'ın yaptıklarının yanına kar kalsın mı istiyorsunuz? karşı tarafa olan düşmanlığımız devam ediyor bitmeyecek bu evliliklerde gerçekleşmeyecek lakin Aslanoğlu ailesi olarak Afra ve Mazlum Sancaktar ailesini düşman belleyemez yani saf dışı “
“ sen ne dersin yeğen? “
“ ben ne dediğimi gayet iyi biliyorum amca mal sevdasına kanından birini öldürmeye teşebbüs etmesi o adamın namusuna göz diken kansız köpek bizim asıl düşmanımız. Masum savunmasız birini düşman çemberi içine alamayız işte o kadar “
Telefonum ısrarla çalmaya devam ediyordu avludan dışarı çıktım
“ Berat her şe.. “
“ abi bağ evine varamadan önümüzü kestiler Yaren ile kaçtık “
Ses gidip geliyordu
“ Berat neredesiniz? “
ses yoktu
" alo duyuyor musun beni? "
“ ormanlık alandayız peşimizdeler yetiş.. “
Kahretsin telefon kesildi kapının önünde duran arabama bindim gaza yüklenip konaktan uzaklaştım peşlerinden takip etmiş olmaları gerek. Bahsettiği yer bağ evinin bulunduğu bölgesinin yakınında geçmiyor aklımda deli sorular tek isteğim zamanında yetişebilmek….