Yaman Karahan’ın Anlatımı Umay’ın o ölümcül, kışkırtıcı fermanı salonda yankılandığı an, o on iki kravatlı adam adeta birbirlerini ezerek, başları önlerinde kapıya doğru koşar adım yöneldiler. Dünkü o kibirli hallerinden eser kalmamıştı; Karahan kraliçesinin o tek bir cümlesi, o beyaz, bedeni saran elbisesinin içinden yayılan o vahşi aurası hepsini dehşete düşürmüştü. Nikah memuru da çantasını titreyen elleriyle toplayıp Erdem'in eşliğinde hızla salondan ayrıldı. O devasa, oymalı ceviz kapı arkalarından büyük bir gürültüyle kapandığında, Erdem'e dönüp başımla kesin bir işaret verdim. "Kapıları kilitle Erdem," dedim, sesim o büyük salonda yankılanırken gözlerimi Umay'ın sırtının o derin dekoltesinden, kusursuz kalça kıvrımından bir saniye bile ayırmıyordum. "Bütün korumaları bahçe sın

