Yaman Karahan’ın Anlatımı Özel jetin tekerlekleri İstanbul’un yağmurdan ıslanmış siyah asfaltına sertçe değdiğinde, uçağın içindeki o ağır ve lüks sessizlik, yaklaşan savaşın ayak sesleri gibiydi. Pencereden dışarı, İstanbul’un o kasvetli, gri bulutlarına baktım. Havana’nın o sıcak, güneşli günlerini ve turkuaz sularını geride bırakmıştık. Şimdi, benim yıllarca kanla, zekayla ve acımasızlıkla yönettiğim o kurtlar sofrasına, kendi cehennemime geri dönüyorduk. Gözlerimi karşımda oturan kadına çevirdim. Siyah, derin V yakalı ceket elbisesinin içinde, geriye taranmış saçları ve yüzündeki o sarsılmaz General ifadesiyle bana bakıyordu. Sol yanağındaki dikiş izi, benim yanımda bu cehenneme girmeye ne kadar hazır olduğunun en büyük nişanıydı. Uzanıp elini tuttum, parmaklarımı ince parmaklarına

