Bütün duygularım birbiri içine girerek hangisini dışarı vurmam gerektiğini sorgulatırken şu an o hislerin içerisinden çekip aldığım şey saf korkuydu. Arka arkaya tepeye vuran uçuk mor bir renge sahip olan şimşekler gözümde ölüme ait sanatsal bir şölen oluştururken Eisen yanımda güven vermek istercesine omzuma dokunuyordu. Dokunuşu korkumun içerisine güven duygularını serpiştirirken nefesim boğazımda düğümlendi. Kanım akış hızını artırırken damarlarımın duvarları zorladığını fark ettim. Bir şeyler... Bir şeylerin arkasına gizleniyordu. "Buna alışmalısın Prenses." dedi. Kısık sesini bana duyurmak istercesine dibime kadar girmişti. Nefesini kulağımda hissederken istemsiz bir hıçkırık koptu boğazımdan. Anlam veremeyen bakışları yüzümde geziniyordu. Ne ara önüme geçmiş ve ellerini yüzüme koymuş

