"Ne hakla buraya gelme cesaretini gösteriyorsun!" Deran'ın sinirli sesini duyduğum anda kolumdaki acı yok olmuştu. Yerine ihanet gibi daha ağır duygular gelirken kalbim hızla atmaya başlamıştı. Dudaklarımı sıkarken kafamı kaldırıp suratına bakmaya çekiniyordum. "Prenses!" Deray'ın çığlığı ile kafamı kaldırdığım an korku dolu gözlerinin kolumda sabitlendiğini fark ettim. "Prenses değil, Deray!" dedi Deran sert sözlerini bana hedef göstererek. Yutkunma isteğini bastırıp dudaklarımı araladım konuşmak için. "Karanlığın Prensesi diyecektin herhalde!" Sonra ettiği lafla gözlerim sulu sulu olurken ağlamamak için dişlerimi birbirine sıkıca bastırdım. Açıklama yapmama bile fırsat vermeden iğleniyordu beni. "Kolunuz çok kötü görünüyor." dedi Deray yanıma eğilerek. Onun hala bu kadar düşü

