HAVİN DEMİRSOY Araba yolculuğumuz oldukça sakin geçiyordu, yer yer molalar veriyorduk. Arada ben de kullanıyordum arabayı. Kullanmadığım zamanlarda güzel şarkılar açıyordum, araba kullanırken de kendi listelerimden birini ayarlayıp aramızdaki sessizliği keyifli şekilde sonlandırıyordum. Mola yerleri de dahil doğru dürüst konuşmuyorduk. "Bir ihtiyacın var mı? 5 dakika mola verelim devam ederiz. Yakıt almalıyız gibi cümleler kuruyordu daha çok. Niğde merkezini geçtikten sonra "Çay kahve bir şeyler içelim ayaklarımız da açılsın" diyerek arabayı durdurup indik. Açık alan olunca esinti de çok fazla oluyordu. Buna bir de akşam saatlerinde olmamız eklenince üşümüştüm. Elinde iki çayla gelen Behram "Üşüdün mü?" diye sordu. "Üşümedim de biraz serin geldi" dedim. "Hırka alsaydın keşke yanına"

