AZADE KARAASLAN Sabahın ilk ışıkları ile uykunun kollarındaki zihnim berraklaşmaya başladı. Gözlerimi yavaş yavaş açarken kirpiklerimin arasından sızan ışıkla kendime geldim. Belime sarılmış olan ağır kol ve boynumun altından geçmiş bir diğer kol arasında sıkışmışken hafifçe kıpırdadım. "Biraz daha" diye mırıldanan Bahoz'a kafamı çevirerek baktım. "Kalkmam gerek" "Biraz daha" "Sen uyu ben kalkmalıyım" dedim fısıltıyla. "Ben seninle uyumak istiyorum" dediğinde gözleri hala kapalıydı ama kollarının tutuşu biraz daha güçlenmişti. "Bundan sonra hep birlikte uyuyacağız şimdi izin ver de kalkayım, birazdan babanlar döner" "Evimize çıkınca öğlene kadar uyuyacağız söz mü?" derken hâlâ uyuyor olduğuna inanmak zordu ama bir dakika... Evimize çıkınca mı? "Ne evi?" "Kendi evimiz" diye mırıl

