İçeriye girer girmez tanıdık bir müzik sesi kulaklarımı doldurdu. Ortam karanlık olmasına rağmen duvardaki resimlerin üzerine vuran ışıklar geniş galeriyi hafifte olsa aydınlatıyordu. Sonra birden dikkatle baktığım da, duvardaki resimler kalbimin daha hızlı atmasına, ürpermeme neden oldu. Göktürk ve benim birlikte çekilen resimlerimiz her yerdeydi. Bu nasıl olabilirdi? neler dönüyordu burada? Ya Senem neredeydi? Galeride neden benden başka kimse yoktu? Etrafıma bakınırken, salonun ortasında hazırlanmış, üzerine gül yapraklarının serpiştirildiği, kristal şamdanların üzerindeki kırmızı mumların yandığı yemek masasını fark ettim. Neler olduğunu anlamaya çalışmayı bırakıp duvarda ki resimlere tekrar döndüm. Göktürk ve ben, o gün ne kadarda heyecanlıydık. Düğün günü çekilen resimlerle tekrar o

