GÖKTÜRK Üzerime giydiğim önlük, galoş ve saçlarımı kapatan boneden sonra Buğra'nın odasına girmek için hazırdım. Hemşirenin gösterdiği odanın önüne geldiğimde aradaki cam bölmeden onu görebiliyordum. Gözleri kapalı üzerinde de bir sürü cihaz vardı. Ben odaya girip yatağına yaklaşırken yanında olduğumu hissetmiş olacak ki gözlerini açtı. "Seni son kez görmek istedim kardeşim!" dedi. Sesi bu hastalıkla savaşmaktan yorgun, teni solgun görünüyordu. Sözleri içimdeki acıyı katlayarak daha da arttırdı. O benim sadece kuzenim değil, aynı zamanda hiçbir zaman sahip olmadığım erkek kardeşim gibiydi. Benim için Senem neyse, Buğra da oydu. "Şişşşt! Öyle söyleme! Daha önünde yaşayacak uzun bir ömür var oğlum! Pes edermiş gibi konuşmak sana yakışmıyor." Dedim. Ne söylersem söyleyeyim, yüzünde her şe

