GÖKTÜRK İşler her geçen gün daha da kötüye gidiyor, aksilikler üst üste geliyordu. Tam bitti derken başka bir yerden başka bir sorun patlak veriyordu. Daha önce iş hayatımda böylesi sarsılmamıştım. Ortaklık sağlayabileceğimizi düşündüğümüz şirketle umduğumuz anlaşmayı da yapamamıştık. Kazadan önce yaptığımız anlaşmaların çoğu fes edilmiş, hatta aldığımız en büyük iş, projenin yarım kalmasından dolayı sözleşme gereği ciddi miktarda tazminat ödememizi gerektirmişti. Tabii hepsi bununla da bitmiyordu. Bankaların onayladığı kredi ise ödemelerimizin sadece 3/2 sini karşılıyordu. Şirketin iflasından çok, çalışan binlerce insana üzülüyordum aslında. Belki de bu işsizlikte yarısını çıkartmak zorunda kalacaktım. Evde çalışma odamda bir çıkış yolu ararken Senem kapıyı çaldı. "Abi, İyi misin?" De

