Meysere 67 Mesela bazı anlar vardır. Yorulursun ancak koşmaya devam edersin. Bacaklarına kramp girer, göğüs kafesin çatlayacak gibi olur, kalbin teklerken bile sürünerek de olsa koşmak zorundasın. Çünkü pes edersen kaybedersin. Kendimi savaşın içindeymişim gibi hissediyordum. Bu savaşın kaybedeni ben olamazdım. Ancak kazanmak için ne yapmam gerektiğini de bilmiyordum. Affetmek zayıflık mıydı yoksa ruhumun azat edilmesi miydi? Bu kendimle verdiğim bir savaştı. Doğru kararı verip ya koşacak ya da pes edip kaybedecektim. Ne doğru ne yanlış artık kestiremiyordum. Bir tarafta gözümün içine bakan bir adam vardı. Ona baba dememi beklerken ben ise ne pes edip baba diyebiliyordum ne de koşabiliyordum. Uzaklaşmak istedikçe şartlar beni biyolojik babamın çatısının altında tutuyordu. Oğuz’u

