2.Bölüm

918 Words
5 yıl sonra 20 yaşındayım ve hâlâ bu lanet olası evdeyim Neler mi oldu?Heryerde koruma var Nam Shik benimle konuşmuyor...Lisa?...O öldü Dae Young öldürdü onu ve Nam Shik içine kapandı Babasına büyük bir kin besliyor banada öyle Annesi benim yüzümden öldü sanıyor..Ve bu beni gerçekten üzüyor tek güvenebileceğim kişi o idi.Odasından sesler geliyordu koşarak yanına gittim elleri kan içindeydi etrafta cam kırıkları vardı hemen yanına koştum çok fazla ağlıyordu. "Nam Shik!" "Defol burdan!" "Lütfen sakin ol yalvarırım" "Gri Na elimden bi kaza çıkmadan defol dedim!" Onu dinlemedim ona sımsıkı sarıldım oda bana karşılık verdi o sıra pisliğin sesiyle ayrıldık "Ne yaptığınızı sanıyorsunuz!" "Seni ilgilendiren birşey yok!" "Gri Na!......" Evet yine tokat yemiştim alışmıştım aslında hergün tokat yiye yiye alışmıştım "Artık canımı yakmıyor!" Yine vuracağını bildiğim için gözlerimi yummuştum ama vurmamıştı yavaşça gözlerimi açtığımda Nam Shik kolunu tutuyordu bana vurmaması için "Serseri!Ne yaptığını sanıyorsun!" "Ona vuramassın anladınmı!" "Ne zaman sana sordum aptal!" Gerçekten çok yorulmuştum artık bağırmamla ikiside yerinden irkildi "YETER!" Hem ağlıyor hemde kapıya doğru koşuyordum kapıya geldiğimde beni korumalar tuttu yine o lanet olası odaya kilitlemişlerdi beni Nam Shik kapıma gelmişti "Gri Na.." "....." "Lütfen ağlama sana kıyamıyorum..." "Hı?" "Özür dilerim benim yüzümden tekrar kilitlendin bu odaya özür dilerim.." "Senin bi suçun yok ben iyiyim merak etme" "B-ben senin yüzünden annemin öldüğünü sanıyordum ama öyle değilmiş Babam konuşurken duydum özür dilerim beni affet." "Ben sana hiç bir zaman kırılmadım Nam Shik birgün doğruyu göreceğini biliyordum.." "Gitmem gerek.." "P-peki" Galiba buradan kurtulamayacaktım amacı ne onu bile bilmiyorum 8 yıldır burada zorla tutuluyorum ve ne için tutulduğumu dahi bilmiyorum... Hava kararmıştı ben ise kaçma planı yapıyordum '8 yıldır' ama bi kaçışım yoktu ayağa kalkıp sırt çantama birkaç eşya koydum sonra derin bir nefes verip tekrar yatağa oturdum "Aptal kafa nereye kaçabileceksin"diyordum kendi kendime Sonra cama ilişti gözlerim cama doğru ilerleyip aşağıya göz gezdirdim kimse yoktu sonra kafama vurup kendi kendime konuşmaya başladım "Atlasan ölürsün salak" Sonra bir özgüven geldi sırt çantamı takıp camdan ayaklarımi sarkıttım ceketimin şapkasını kafama geçirdim etrafı kontrol edip yavaşça kendimi aşağıya bıraktım aşağıya düşmemle inlemem bir oldu sonra ön taraftan sesler gelmeye başladı bir kaç korumanın sesleriydi "O ses neydi?" "Bir bakalım" Zorda olsa ayağa kalkmayı başarmıştım hızlı adımlarla yürürken tekrar yerle buluşmuştum ah galiba ayağım kırıldı ama umrumda değil buradan çıkmam lazım beni görmüşlerdi sonra bağırmaya başladılar "Kız kaçıyor!" "Efendim Gri Na kaçıyor!" "Hemen yakalayın onu!" Ayağa kalkıp koşmaya başladım bu biraz acı versede durmaksızın koşuyordum soğuk esen rüzgar yüzüme yüzüme vuruyordu bir karanlık sokağa girmiştim biraz yavaşlamıştım çünkü ayağım çok fena sızlıyordu sesleri duyunca tekrar koşmaya başladım arkama bakarken birisine çarptım önüme döndüğümde Nam Shik'in büyük bedeniyle karşılaştım. "Nam Shik!" "Gri Na zorlaştırma ve eve gidelim hadi" "Ne?Hayır!İstemiyorum!" "Gri Na yürü!" "Hayır diyorum Nam Shik bırak beni!" Kollarımi sıkı bir şekilde tutuyordu be âdeta beni sürüklüyordu. "Canımı acıtıyorsun!" "Ozaman zorlaştırma ve yürü!" "Hayır!Hayır!Nam Shik yapma lütfen yalvarırım!" "Gri Na!" Bağırmasıyla ürpermiştim gözümden akan yaşlara engel olamıyordum yalvarırcasına bakıyordum ona "S-sen böyle kötü birisi değilsin sen çok iyi kalpli birisin sen bu değilsin Nam Shik!" "Evet artık taş kalpli birisi olacağım anladınmı!Yıllarca sana karşı olan duygularımı görmezden geldin!" "N-ne?" Donup kalmıştım biraz önce Sana karşı olan duygularım mı demişti hayır böyle birşey olamaz değilmi? "Senin bana karşı olan duyguların sadece kardeş sevgisi Nam Shik!" "Hayır Gri Na yanılıyorsun!" "Ne saçmalıyorsun?!" "Sana aşığım diyorum!"bağırması sokakta yankılanıyordu ben ise konuşamıyor sadece onu dinliyordum "Gri Na yanımdan ayrılamassın anladınmı gidemessin biyere!" "İstemiyorum bırak!" "Bırakmam!" Tokat atmak için elimi kaldırdığımda hızla elimi kavradı ve beni duvara fırlattı evet fırlattı ben hem ayağımın hemde sırtımın ağrısıyla inlerken kollarımda tutup beni ayağa kaldırdı duvarla arasına aldı. "Biyere gidemessin sadece benim yanımda kalacaksın!" Birden beni öpmeye başladı ben ise tepiniyordum ama beni belimden sıkıca tutuyordu çok fena ağlıyor yalvarıyor yardım istiyordum çok çaresizdim.. "Bırak!...Lütfen Bırak!...Yapma yalvarırım yapma!Yardım edin lütfen!" Sonra umudum kesilmişti sıkıca gözlerimi kapatmıştım artık kaçışım yoktu Babasından yediğim darbeler yetmiyordu bide Nam Shik'in bana eziyetleri başlamıştı tam kendimi bırakacakken hızla geri çekildi ve yumruk sesleri gelmeye başladı gözlerimi açtığımda yüzü maskeli birisi Nam Shik'i dövüyordu fırsattan istifade yerdeki çantamı alıp topallayarak oradan uzaklaşmaya çalışıyordum uzaklaşmıyordum çalışıyordum sonra tekrar yerle buluştum sonra maskeli adam yanıma doğru gelmeye başladı ben tekrar ayağa kalkmaya çalıştım ve başardım tekrar yürümeye çalışırken bikere daha yere düşmüştüm yanıma gelmişti ben ise yerde sürüklenerek gitmeye çalışıyordum sonra sıkıca gözlerimi kapatıp yalvarmaya başladım "Lütfen bana zarar verme lütfen!" "İyimisin?"demişti sadece yavaş yavaş gözlerimi açıp yüzü maskeli adama bakmıştım "Hı?" "Ayağın kötü gözüküyor" "Ş-sey" "Evine kadar seni taşıyacağım" "G-gerek yok..bu arada beni kurtardığın için-" "Hayır teşekküre gerek yok!" "Peki ben gideyim ozaman" Ayağa kalkmıştım tam adım attığımda tekrar yere düştüm bir saniye düşmedim ismini bilmediğim yüzü maskeli adam beni tutmuştu "Bu halde nasıl gitmeyi düşünüyorsun?" "Ş-şey" "Evine kadar taşıyacağım merak etme birşey yapmam" "P-peki"dediğimde beni kucağına aldı "Evin nerede?" "Ş-şey seul'de" "Seul'de mi?Burada ne yapıyorsun buralar pek tekin bir yer değil bir bayan buraya nasıl korkmadan gelirki?" "Ş-şey beni taksi durağına bırakırsan ben giderim" "Önce benim eve gidip ayağını sarmalıyız bu halde nasıl gitmeyi düşünüyorsun?" "Gerek yok eve gittiğimde hallederim" "Peki sen bilirsin Annen Baban merak etmiştir hemen eve git"dediğinde ağlamamak için kendimi zor tutmuştum "B-ben tekrar teşekkür ederim" "Hoşçakal" Beni taksiye bindirip gitmişti ayağım gerçekten çok fena ağrıyordu kırmızı ışıkta durduğumuzda kapım açıldı yine o maskeli adamdı "Ç-çantanı...unuttun"nefes nefeseydi galiba arkamızdan koşmuştu "Ah!teşekkür ederim" "Önemli değil" "Gri Na" "Anlamadım?" "Adım Gri Na" "Oh!Şey ben Taehyung" "Memnun oldum" "Bende" "Ozaman hoşçakal" "Hoşçakal" Tekrar araba hareket etmeye başlamıştı. Taehyung...taehyung...sanki bu isim bir yerden tanıdık geliyordu...şöför arabayı birden durdurmuştu şaşırarak önüme döndüğümde taksinin önüne duran adama baktım içime korku sarmıştı...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD