Sabah erkenden kalkıp kahvaltı masasını hazırlamaya yardım etmiştim. Mehmet de erkenden uyanmıştı, bugün herkes erken uyanmıştı, belki de benim saatten haberim yoktu yine. Masaya hepimiz oturmuş sessizce kahvaltı yapıyorduk. Kapının çalmasıyla hepimizin bakışları salonun girişine döndün. Herkesin gelmesini beklerdim ama Şafak'ı babaannemin konuşmasından sonra buraya bu kadar çabuk gelmesini aklıma gelmezdi, bile. Şafak içeri girip Seher annenin yanına doğru ilerledi. Eğilip annesinin önüne diz çöktü. Ablamı çok sevdiğinden mi gelmişti yoksa bu küslüğe o da mı son vermek istedi? "Seni kırdığım için üzgünüm anne. Ben seni herkesten kıskanırım, biliyorsun. Amcam olduğu duyunca aklım şaşırdı. Ama sana saygı duymak zorundayım, senin bana duyduğun gibi." babaannemin sözleriydi, bunlar. Söyledi

