Dışarıda durmaksızın akıp süren bir hayat varken ben, bu büyük voleybol salonunda oturmuş, boş gözlerle sektirdiğim topları takip ediyor ve yankılarının alışıldık seslerini dinliyordum. Fakat bu boşvermişliğim şikayetimden değildi, yorgunluğumdandı. Çünkü maçımıza tamı tamına iki gün kalmıştı. Kendimi motive etmek adına telefonumdan hareketli bir müzik açıp antrenmana kaldığım yerden devam ettim. Salon kapısının açılma sesini duyana kadar da hiç ara vermeden devam ettim. Müzik ruhumu olduğu kadar bedenimi de dinlendiriyordu. "Yine ve yeniden!" Tanıdık ses ile arkama döndüğümde şaşırmamıştım. Volkan hoca karşımda muzip gözlerle bana bakıyordu. Hocaların ve ekip üyelerinin daha geç saatte çıktığını bildiğim için bu durumu garipsememiştim. "Hâlâ antrenmanda mısın? Neden şaşırmadım acaba?"

