Dakikalardır elimde sektirdiğim topumla geniş sahanın kenarındaki oturma yerine doğru adımlarken fermuarlı cebimin içine tıkıştırdığım telefonumun şarzının bitmiş olduğunu fark ettim. Sandalyelerden birine oturduktan sonra çantamdan suyumu alıp kafama dikerken bir yandan da telefonumu prizdeki şarz aletine takıp açmakla uğraşıyordum. Telefonum açılana kadar terli bedenimi dinlenme moduna aldım. Bu gece babamın iş yemeği vardı ve annemi de yanında götürmeyi tercih etmişti. Yani evde tek başıma kalmıştım ve böylelikle günlerdir kafamın içinde susturmaya çalıştığım minik şeytanlar gümbürtüyle ayaklanıp gün yüzüne çıkmıştı. Saatler antrenmanımın bitiş saatini gösteriyordu. Muhtemelen kulüpte kimse kalmamıştı. Birkaç gün önce koltuk değneklerimden kurtulmuş olmamdan da cesaret alarak kulübe gi

