Alkış seslerimizle tüm kafeyi umursamazca inletirken Mete'nin kutlama pastasının üzerindeki mumları üflemesini bekliyorduk. Maçı aldıklarının ertesi günü kutlama yemeğine çıkmıştık. Aslında aynı gün kutlamayı planlamıştık fakat Mete'yi basketbol takımındaki arkadaşları bırakmamıştı. Biz de bugünü beklemiştik. Pastanın üzerine neden mum dikildiğini bilmiyordum fakat bu detayı önemsemeden Ufuk'la Yasemin'in Mete'ye ettiği tezahüratlara saf bir heyecan ile eşlik ediyordum. Mete pastasını üfledikten sonra pastayı garsonlardan birine kesmesi için iade edip ayakta dikilmeyi keserek yerlerimize geri oturduk. Ufuk Mete'ye takılıyordu. "Beni de görürsün artık başkan ha?" "Bir şey başarmışlığım mı var ki kardeşim? Daha bir maç kazandık sadece." "Çiçeğim sen diğer maçları da kazanırsın. Sana güv

