Gri renkte döşenmiş kaldırım taşlarının aralarına serpiştirilmiş şekil ve figürleri sokak lambasının loş sarı ışığının elverdiği kadarıyla inceleyerek yürürken son bir haftadır geçirdiğim sakin ve huzurlu hayatımın özlediğim her anının tadını çıkarıyordum. Sıcak kahve faciasının üzerinden bir hafta geçmişti ve bu bir hafta boyunca onu İpek'le son görüşümün ardından hiç görmemiştim. Bu benim işime de geliyordu çünkü onunla karşı karşıyla geldiğim her olaylar silsilesinin sonucunda daha çok göze batmaya başlamıştım. İnsanlardan çekindiğim ya da İpek'ten korktuğum için değildi bu sessizliğim veya kuytu köşelere çekilmişliğim. Sadece benim aradığım ve istediğim hayat insan o kuytu köşelerde saklıydı. O köşelerde insan kokusu ya da sesi yoktu. Dedikodu yoktu. Sahtekarlık yoktu. İnsanlar gürül

