46

1229 Words

Sokak lambalarının aydınlattığı sokakta bağımsızlığını ilan eden ayaklarım kayıtsızca belli bir yöne doğru ilerliyordu. Koskoca bir hafta geçmişti. Onun gidiş tarihine doğru hızla devrilen zamandan bir hafta daha eksilmişti. Ayaklarım geçen bu zaman farkını kapatmak istercesine daha da hızlandı. Biraz da bir haftadır görmediğim yüzünü özlemiş olmalılardı. Ayaklarıma engel olmadım. Çünkü ben de onu özlemiştim. Karşımda beliren kulüp binası sonunda ayaklarıma söz geçirebilmişti. Usulca antrenman salonuna doğru ilerledim. Önünden geçtiğim her nesnenin suskunluğu, bana onun gidişinin yasını tutuyor gibi geliyordu. Peki o zaman kafamın içi niye bu kadar gürültülüydü? Kapısı yarıya kadar açık olan basketbol salonunun önünde durduğumda Mete'nin içeride biriyle telefonda konuştuğunu fark ettim.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD