EFSUN Miran’ın son sözleriyle birlikte salonun içi sanki infilak etti. Sessizlik bir anda yerini kargaşaya bıraktı. Reşit sandalyesinden fırlamış, delirmiş gibi bağırıyordu. “Sen kimsin lan bizim ailemize laf ediyorsun!” diye haykırırken, annesi arkasından çığlık atıyor, “Sustur şu adamı! Sustur oğlum!” diye cırlıyordu. Babası, yüzüne bile bakmadığı hâkimin masasının önünde titreyerek ayakta dikiliyordu. Avukat, yerinden fırlayıp parmağını Miran’ın yüzüne uzatmış, “Sayın hâkim, bu adam mahkemeyi provoke ediyor!” diye bas bas bağırıyordu. Herkes, tek bir kişiye saldırır gibiydi. Ama Miran… o kıpırdamadı bile. Öylece durdu. Gözlerini kısarak Reşit’e baktı ve sadece, “Ben o kadının hayatta kalma sebebiyim. Siz onun ölüm sessizliğisiniz,” dedi. Reşit’in annesi bir kez daha “Benim oğlu

