EFSUN Bakışlarım frezyaların üzerinde takılı kalmıştı. O kadar zarif ve kırılgan duruyorlardı ki... Onlarla ilgilenmemek mümkün değildi. Sanki evin değil, ruhumun dekoru olmuşlardı. “Sanırım...” dedim, gözlerimi çiçeklerden çekip Miran’a çevirdim. “Beni bana getirmişsin.” Gözleri hafifçe kıslı, dudaklarında huzurlu bir tebessümle başını salladı. Aynı anda mutfakta, büyük bir özenle sebzeleri doğramaya devam ediyordu. ''Bu kadar çabuk fark etmen hoşuma gitti.” dedi, sesi sakin ve yumuşaktı ama içindeki anlam, bir yumruk gibi kalbime oturdu. Bakışlarımı Miran’ın üzerinden alamıyordum. Gözlerimi kaçırmak istedim, ama içim istemedi. Sanki gözlerinin içine baka baka bir şeyler çözülüyordu içimde. Titrek bir nefes aldım. O, mutfakta özenle ve sessizce bir şeyler yaparken, ben de boş durmak

