Geçmişteki izler

384 Words
çocuk yaşta yaşadığı hafızasından bitmeyen kağbusu. Bir insanın hafızasında depolanıp silkelenmeyen virüsleri yok etmek için önce elinden tutan ailesi olmalı,. Ailelerin gercek doğru dedikleri yanlışları zamanla birikip seni başka insan yapar bunun beyninden atmak için detay temizlik dediğimiz virüstenn arınmaktır. Gerekli malzemeler bir insana kendini anlatmaktır sayfa açmak kendini yenilemek ve ayakların üstünde güçlü durmaktır. Yokya geçer anlatamam diyorsan yanılıyorsun bu gun hatırlıyorsan geçmemiştir çocuktu. Saçlarını ikiye ayırıp ördüğü, aynaya bakınca hâlâ kendiniçağında gören bir çocuk… Ama o gün, çocukluğu kapının arkasında kaldı. çağında gören bir çocuk… Ama o gün, çocukluğu kapının arkasında kaldı.Çocukken tek çaresizliği annesinin güçsüzlüğüydü. Havin henüz 14 yaşında daha çocuktu o yaşta okulda parkta olmalıydı elini kalem tutmalıydı küçük yaşın verildiği büyük sorumluluklar Havin hayli yormuştu .Bir sabah uyandığında kağbus üstüne kağbus yaşadı . O bir çocuktu çocukluğu gülüşü hayelleri hep yarım bırakıldı Havin güçlü olmayı ayakların üstünde durmayı başardı Bir çoçuğun düşerken elinden tutacak önce ailesi olmalı kız çocukları kaderine bırakılmamalı kalemiyle dünyayı değiştirmeli Havinler evlerde değil hayelleriyle sığdırın. Havin eşiyle mutlu eşi kendisine aşık ve Havin başardı sabrı güçlü yetenekleri eşini kendine bağladı .getirir, bazılarıysa sadece yük Havin, o yük gibi görünen çocuklardan biriydi. Ama kimse onun içinde bir dağ gibi sabır, bir dere gibi umut taşıdığını bilmezdi. O küçük köyde, gün doğmadan önce uyanır, ekmek fırınının başında annesinin sırtını izlerdi. Hayatın ona sunduğu tek ödül, annesinin varlığıydı Hiçbir çocuk çocukluğunu yaşamadan evlendirilmemeli çocuk yaşta evlilikler kader değil çocukluktan çalınan hayattır.Havinler gibi çocuk yaşta evlendirilen kızlar oyuncaklarını kalemlerini bırakıp omuzlarında ağır hayatlar yüklemek zorunda kalıyor oysa çocuğun yükü okul çantası hayelleri ve mahsum gülüşü olmalıydı. yabancılardan değil, en güvende hissettiği yerden alıyordu. Bir çocuğun zihnine yerleşen korkular, yıllar geçse bile sessizce yaşamaya devam ederdi. Ben de içimde biriken o görünmez yükleri taşırken fark ettim; insanın kendini iyileştirmesi için önce kendini anlatması gerekiyordu. Sustukça ağırlaşan her şey, kelimelere döküldüğünde hafifliyor insan, çalışırken, aslında içinde sessizce yıkılırdı. Kimse görmese bile insan kendi içindeki savaşın sesini duyardı. Havin uzun süre sustu Çünkü anlatsa anlaşılmayacağını düşünür, Herkesin içinde gülümseyip, geceleri kendi içime kapanıyordu Sonra bir gün aynaya baktı Orada gördüğü kişi yorgundu. Başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendini unutmuş biriydi. İşte o gün anladıki; insan önce kendine iyi bakmalıydı. Çünkü kendini kaybeden biri, hiçbir yere ait hissedemezdi Değerli okurlarım devamı şuan askıda bir kaç zaman sonra devamı gelecek okuduğunuz için teşekkür ederim 🙏
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD